24 Ocak 2023 Salı

Epifiz Bezi Ne İşe Yarar? Birbirlerine yakın olmaları ile ve i

 Epifiz Bezi Ne İşe Yarar?

Birbirlerine yakın olmaları ile ve isim benzerliği sebebiyle sık sık hipofiz ile karıştırılan epifiz bezi, geçmiş yıllarda ne işe yaradığı bilinmezken “Bir işe yaramıyor.” olarak nitelendirilirdi. Ancak bilimin gelişmesi ile yapılan araştırmalar, epifiz bezinin özellikleri ve görevi hakkında birçok bilgiyi gözler önüne serdi.
Vücuttaki melatonin salınımını düzene sokan, melatonin dengesini sağlayan organ olan epifiz bezi aynı zamanda, biyolojik saatimizi de belirler. Yani vücudun uyuması ve uyanması gibi birçok fonksiyonda görev alır.
Vücudun biyolojik saati olan epifiz bezinin genelde karanlık ortamlarda devreye girdiğini de söyleyebiliriz. Nitekim epifiz bezi üzerine yapılan araştırmalarda, biyolojik saati ayarlarken uyumayı sağlayın salgıları karanlık ortamlarda gerçekleştirmektedir. Buradan da hiç yorgun olmamamıza karşın genelde “Karanlık ortamlarda neden uykumuz gelir?” sorusunu yanıtı çıkarılabilir. Epifiz özellikle karanlık ortamlarda çok daha üretken çalışır.
Epifiz bezinin görevleri bunlarla da sınırlı değildir.Yapılan araştırmalarda epifiz bezinin ergenlik çağında çalışma miktarı düştüğü gözlemlenmiştir. Büyüme çağında epifiz bezi oldukça önemli roller üstlenmektedir.
üçüncü göz
Epifiz bezi beynin sağ ve sol iki lobunun tam ortasında yer alan, fasulye tanesi boyutlarında bir organımızdır. Antik Yunan’da mitolojisinde göre üçüncü göz olarak kabul edilmektedir. Şimdilik ne kadar doğru sayılır bilinmez ama yapılan otopsilerde epifiz bezinin çıkarılıp incelenmesi sonucunda gerçekten de göz şeklini andırdığı görülmüştür. Bununla birlikte aynı otopsi sonuçlarında, biyokimyasal olarak göz ile benzer sıvıları da bulundurduğu saptanmıştır.
Gözün retinasını andıran bu küçük organımız hakkında Drunvalo Melchizedek, yazmış olduğu “Yaşam Çiçeğinin Unutulmuş Sırrı” isimli kitabında; “Antik zamanlarda epifiz bezi çok fazla kullanılıyordu ve bu sebepten şimdiki boyutuna göre çok daha büyüktü. Ancak yıllar geçtikçe, epifiz bezinin nasıl kullanıldığı unutuldu ve artık kullanılmamaya başlandı. Bu nedenle de şimdiki boyutuna kadar evrimleşti.” demiştir.
Aynı kitabın yine aynı yazarı bir başka ifadesinde epifiz bezinin yukarıya doğru bakan bir göz olduğunu anlatır. Söylediğine göre yukarıya bakan bu göz dünyaya değil evrenin diğer tarafında doğru bakmaktadır. Şekli ile gözü andıran bu organın üçüncü gözümüz olduğunu söyleyen bir başka ifade de budur. Tarihte bu organın ufacık boyutlarına rağmen kutsal bir geometri ile yaratıldığı anlatılmaktadır.
Eskiden yaşayan insanların günümüzdeki insanlara göre olayları çok daha farklı bir bakış açısı ile değerlendirdiği söylenmektedir. Bunu epifiz bezinin kullanarak yaptıkları ve bu sayede olayları çok daha iyi değerlendirdikleri ve yorumladıkları anlatılmaktadır. Günümüz insanlarında epifiz bezinin ufak olmasının sebebi olarak ise zamanla sulara katılan sodyum florür ve diş macunlarına katılan flor gösterilmektedir. Buna ek olarak ise zamanla epifiz bezinin kullanılmasının unutulduğu ve dolayısıyla köreldiği anlatılmaktadır.
Daha önce yapılan araştırmalarda epifiz bezinin tıpkı bir mıknatısın demiri çektiği gibi floru çekerek, kemikleştiği ve işlevini kaybettiği görülmüştür. Göze benzeyen bu organ ile antik çağlarda insanların şuan göremediği şeyleri görebildiğine inanılmaktaydı. İç yapısı retina ile benzerlik arz etmektedir. Bu nedenle epifiz bezine “her şeyi gören göz” adını verdiler ve bunu 1 Amerikan Doları’nın üstünde resmettiler. Aynı göz resmini mason amblemlerinde, Antik Mısır’ın duvar resimlerinde ve Horos’un kafasının resimlerinde de görebiliriz.
Epifiz Bezi Neden Önemli
Epifiz bezinin yaşamımız sürece en çok aktif olduğu zaman, gece 3 olarak nitelendirilir. Ancak ilginç bir şekilde; insanlarda epifiz bezinin doğum ve ölüm anında inanılmaz derecede yüksek bir aktivasyonundan bahsedilmektedir. Bu bahsi geçen doğum ve ölüm anlarında epifiz bezi, DMT (dimetiltriptamin) diğer bir değişle Ruh Molekülü sentezlemekle meşgul olur.
epifiz bezi
Doğum anında bebekte ve annede eş zamanlı olarak sentezlenen ruh molekülü, ilginç bir şekilde birçok maddenin takıldığı beyin bariyerini geçerek beyne ulaşabilmektedir. Birçok gizeme sahip olan epifiz bezi hakkında yazılmış onlarca kitap ve makale bulunmaktadır. Drunvalo Melchizedek‘in eseri olan “Yaşam Çiçeğinin Unutulmuş Sırrı” kitabında da epifiz bezi hakkında bilgiler yer almaktadır.
Drunvalo kitabında epifiz bezinin günümüzde kullanılmadığından ve bu sebepten boyutunun önemli ölçüde küçüldüğünden bahsetmektedir. Bununla birlikte halen istemsiz veya farkında olmadan gün içerisinde çoğu zaman epifiz bezini kullanmaktayız. Pineal gland olarak da bilinen bu organımızın tam olarak nasıl çalıştığı ve neler yapabildiği halen merak konusu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

KULLANANLARDAN BORAKS

 KULLANANLARDAN BORAKS VE KARBONATLA TEDAVİ MUCİZELERİ...                                                                                  *...