Plastik içersindeki su, plastiğin içerinde bulunan tüm kimyasalları tutar, plastik içerisinden içtiğiniz su tam olarak plastiğin kendisidir. Aynı şekilde, plastik veya cam içerisinde bulunan ve güneşe maruz kalan suyun kimyası değişir ve sağlıklı su olma özelliğini yitirir.
Toprak kab, suya hiçbir zaman zararlı kimyasalları eklemez, taşımaz, aktarmaz. Bunun yerine, içeriğini doğal olarak iyi olan temel mikro besinler ve iyileştirici toprak elementleri ile doldurur, minarelleri tutar ve sağlıklı içme suyu sağlar.
Glikozunun korunmasına yardımcıdır ve yaz aylarında vücudu sıcak çarpmasına karşı korur. Ayrıca sindirim sistemini ve vücudun elektrolit dengesini korur. Plâstik kabda tutulan suyun testeron seviyelerini azalmasının aksine, toprak kab suyu testesteron seviyesini korur.
Toprak kablar, suyun asitliğine etki eden doğada alkalidir. İnsan vücudu ise doğada asidiktir. Bu alkali kaplardan içilen su, vücudun asidik yapısı ile reaksiyona girer ve uygun pH dengesi oluşturulmasına yardımcı olur.
Toprak kap yapımında kullanılan kil, vücuda yeniden enerji veren vücut gücü kaybını telafi eden elektromanyetik enerji ve minareller ile doludur. Kilin alkali doğası, suyun asidik doğasını nötralize eder ve bu nedenle bize PH dengeli canlı bir su verir.
Toprak bir kabda tutulan su, kabtaki küçük gözeneklere sızar ve kabın yüzeyinden buharlaşır. Buharlaşma için gereken ısı kabın içindeki sudan alınır, böylece içinde ki su soğutulur. Sıcak yaz günlerinde toprak kabta suyun serin kalmasının nedeni budur.
Aslında bu, çok önemli bir sağlık sırrıdır. Çünkü, toprak kap ve su arasında sürekli olarak gerçekleşen bu fiziksel ve kimyasal süreç, insan bedenine matka suyunun "canlı su" mucizesini verir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder